Erziehungstipps für Migrantenfamilien aus dem arabischen Sprachraum.
Sprachentwicklung und Sprachförderung in 10 Sprachen
"Wie Babys sich entwickeln" - Kurzfilme für junge Eltern.

Yazar: Dudu Sönmezçiçek, Redaksiyon „Elternbriefe“, ANE
Tercüman: Ercan Demirel
Dil kişilik armağan eder, sınırlar çizer. Globalleşen bir dünyada, göçmenlik ve mobilizelik ile damgalanmış toplumlarda illa ki sınırların kaldırılması gerekmemektedir, ancak aşılabilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla herkes kendini en az iki dilde ifade edebilme yeteneğine muhtaçtır. Avrupa Komisyonu, AB Vatandaşlarının ana dillerinin yanı sıra en az bir başka dil daha, hatta daha da iyisi başka iki Avrupa dili daha konuşabilmeyi kararlaştırmıştır. Bu sayede AB-Sözleşmesinin 149. Maddesi’ndeki Dil Öğrenimi AB- Hedefleri listesinin tepesinde yer almaktadır.
Güncel konuların ve tartışmaların ailelere teğet geçmediğini, bilakis en çok onları kapsadığını canlı olarak yaşadım ve işin ortasında şahit olabildim: Çoktandır aileler şunun farkına vardı; dilin ne kadar önemli olduğunu ve çok dilliliğin ne kadar anlamlı olduğunu. Hatırlıyorum, çocuğum yuvaya başladığında, yuvadaki çocukların Aileleri arasında çok canlı bir tartışma yürüyordu, ‚Erken çok dillilik’ çok önemli olduğu ve çocuklarımızın ‚çocukların en iyi öğrenebildikleri; Zaman aralığını’ kullanma imkanına sahip olmaları gerektiğidi. Birdenbire Aileler kendilerini, çocukların 3 yaşından itibaren grupta İngilizce dersi almaları konusunda angaje etmeye başladılar. ‚İngilizce-Kursunun’ çocuğumun yuvasında devreye sokulması kadar hızlı ve karmaşasız birdaha başka hiç bir şey devreye sokulamadı. Şu anda çocuğum 11 yaşında ve bu arada artık sadece erken İngilizce değil aynı zamanda birçok iki yada üç dilli yuvalar var ve bunların sayıları günden güne katlanıyor. Sebebi de Ailelerin sürekli talaplerdir.
Bu arada o zamanlar canımı sıkan başka bir konu daha vardı, o da çocuğumun iki dilli yaşam realitesi. Çünkü anne olduğumda ve ‚çocuğumla bildiğim hangi dille konuşacağım?’ şeklindeki soruyla karşı karşıya kaldığımda karar vermek kolay değildi: Bir yandan çocuğumuz Büyük Anne-Baba’sıyla da ve Türkiye’deki geri kalan ailemle de anlaşabilmeliydi. Diğer yandan geleceği için en iyi çıkış noktasına sahip olmalıydı. Sonundan kalbimi dinledim ve çocuğumla Türkçe konuştum, ona Türkçe şarkılar söyledim, hikâyeler anlattım, onu sevdim ve tadını çıkardım.
Hemen hemen tüm çok dilli arkadaşım için onunla Türkçe konuşuyor olmam doğaldı. Geri kalan arkadaşlarımdan bölünmüş tepki aldım ve bana Almanca’mın mükemmel olmasına rağmen çocuğumla neden Almanca konuşmadığımı sordular.
Sürekli ‚Dildogmacıları’ kutupları arasında gittik geldik: Kimileri, ‚önce Anadili ve sonra Almanca’ bakış açısını savundular, diğerleri ise Türkçe konuştuğumuz için çocuğumuzun geleceğini bozduğumuzu ileri sürdüler…Diğer yandan çocuğumuz sonunda ‚çift yarı dilli’ olurmuş. İşin ilginç tarafı bakış açıları bir yanlış anlaşılmada hemfikirdi. O da ya sadece bir ‚mükemmel çift dillilik’ yada bir ‚çift yarı dillilik’ olabileceğidi. Ama Dünya’nın her yerindeki milyonlarca çok lisanlı İnsanın bu Pozisyon(ları) cezalandırmaktadır.
Yakın ve uzak çevremden yeni kınamalar eksik kalmadı. Çift dilliliğin taraftarları çocuğumuzdan bir şans sakınmamızı üzücü buluyorlardı. İzinde, Türkiye’de çok daha farklı bir kınama seviyesiyle karşı karşıya kaldık ve buna karşın çekinceli poz almak zorunda kaldık: İyice yabancı olmuşuz ve çocuğumuzda artık Türk değilmiş, vs. Standart cevaplarımızdan biri „Evet, aynen öyle! Çocuğumuz Türk kökenli Berlin’li bir çocuk!“, idi. Bugün, geriye baktığımda, tespit edebildiğim sadece: İçerisinde bulunduğumuz vaziyete bakılacak olursa, hepimiz için en doğru kararı vermiş olduk.
Çocuğumuzun Almanca kullanımında oldukça canlı bir dili var ve Türkçe’de geliştirilebilir bir dil repertuarında sahip, çünkü temel oluşturuldu ve Türkçe konuşan insanlarla düzenli temasa geçiyor.
Bügün geçmişe nazaran daha sık düşündüğüm konu; Aileler kararlarını ne yönde verirlerse versinler, bu kararın meşru olduğudur. Önemli olan, çocuğun kendi dilinde, tek dilli Almanca yada çok dilli büyümesi gözetilmeksizin teşvik görmesidir. Dil konuşarak öğrenilir. Ve bunun başlangıcı evdedir.
Burada dil gelişimi ve dil teşviki konularına ilişkin tavsiye edilebilir linklerle ilgili bir liste bulabilirsiniz:
öşe yazısı: Çok dilli çocuk yuvaları
Buradan Elternbriefe sipariş edebilirsiniz:
Telefon ile: (030) 25 90 06 41
Online: Nowka@ane.de